ALAPLI HABERLERİ

AKŞENER “BAŞBAKAN AĞZINI KAPATSIN” DEDİ

24 Mart 2014
489 kez görüntülendi

AKŞENER “BAŞBAKAN AĞZINI KAPATSIN” DEDİ

TBMM Başkan vekili ve MHP İstanbul milletvekili Meral Akşener, “Sayın Başbakan’a önerim, Facebook ve YouTube daha sonra Twitter üzerinden kapatmaya gitmek yerine ağzını kapatmasıdır.” dedi.

TBMM Başkan vekili ve MHP İstanbul milletvekili Meral Akşener, MHP  Alaplı seçim bürosu açılışında konuşma yaptı.

Yerel seçim çalışmaları kapsamında bir gazetecinin  Başbakan’ın işaret ettiği yeni internet düzenlemesine ilişkin soruya Akşener, dikkat çeken bir cevap verdi. Akşener konuşmasında, “Sayın Başbakan’a önerim, Facebook ve YouTube daha sonra Twitter üzerinden kapatmaya gitmek yerine ağzını kapatmasıdır.” ifadesini kullandı.

Sayın Başkana daha önce Facbook ve Youtube ile ilgi bir önerisi olduğunu hatırlatan Akşener, sözlerini devam etti:

“Yerel seçimlere girermiş gibi Belediye Başkan adaylarının projelerini konuşulduğu bir seçim olmaktan çıkartı. Bunu Sayın Başbakan çıkardı.17 Aralık’taki yolsuzluk soruşturmasından sonra Türkiye’yi dilim, dilim diliyle bölüyor. Adalet ve Kalkınma Partisini diğer aktörlerini göremiyorsunuz her şey Sayın Başbakanın üzerinde dönüyor. Ben İstanbul Milletvekiliyim İstanbul’da Sayın Topbaş’ın ismi yok. İstanbul Belediye Başkan adayı sanki Sayın Başbakan, dolayısıyla bu ayrıştırıcı insanlara birbirinin karşısına diken bu dili ve tavrı değiştirmesi için ikaz etmek gerekiyor. Gittiğim yerlerde gördüğüm seçmenin vatandaşın, milletin 30 Martta böyle bir ikaz yapacağı şeklinde bu ikaz yapılabilirse oyları aşağıya düşerse iktidar değişmeyecek ama bu Sayın Başbakanın şahsına da yapılacak bir iyiliktir. Onun diliyle söylüyorum. Ey Milletim ikazınızı aldım uyarınızı aldım. Hepinizin Başbakanı olma yolunda yürüyeceğim diyebilir. Bu Türkiye’yi yumuşatır. Hem Cumhurbaşkanlığı seçimleri var önümüzde hem genel seçimler var. Buraya giderken bu kutuplaşma insanların bir biriyle olan gerilimi ortadan kalkar diye düşünüyorum.”

Akşener, 20 yıldır aktif politika yaptığını İlk defa böyle bir dille karşılaştığını kaydederek, “Sayın Başbakanı izlerken insanlar korku filmi izliyormuş gibi hissediyorlar kendilerini asıl dikkat edilmesi gereken bu seçimlerle ilgi sanıyorum bir endişesi var. Dolayısıyla daha da sertleştirerek götürüyor. Eyer bakın tarihe not düşmek acısından söylüyorum. Sayın Başbakanın bu dili ve tavrı kabul görürse 31 Marttan sonra insanlarda bir takım umutsuzluk başlar. Yani İkiye bölündü Türkiye, Sayın Başbakanın etrafında onu severek yer alanların dışında kalanların umutsuzluğu çok derinleşir. Ne Sayın Başbakanın şahsı nede Adalet ve Kalkınma Partisi bu gerilimi gerilimli Türkiye’yi götüremezler taşıyamazlar. İnşallah sağ duyu hakim olur.”şeklinde konuştu.

Bir gazetecinin Twitter’in kapanmasıyla ilgili sorusu üzerine, “Ben Sayın Başkanının ilk Facbook ve Youtube ile ilgi bir sözü olmuştu. Kendisine bir öneride bulunmuştum. Twitter’ıda katarak işin içine tekrarlıyorum bu öneriyi, Sayın Başbakan Youtube, Facbook ve Twitter’i onları kapatmak yerine ağzını kapatmasında büyük fayda var. Türkiye için kendisi için fayda var.”dedi.

Akşener, daha sonra seçim bürosu önünde halka hitaben yaptığı konuşmada,30 Mart seçimlerinin referandum haline aldığını söyledi. Sayın Başbakanın Partisine her türlü kötülüğü yaptığını öne süren Akşener,  “Sayın Başbakan ve arkadaşlarını eliyle getirildiği noktada 30 Mart seçimleri sanki bir referandum halini almıştır. Bu referandumda neye göre karar verecektir. Sayın Başbakanın diline göre, Türkiye de 17 Aralıktan sonra bir paralel yapı olmuştur bu paralel yapı neredeyse bir terör örgütüdür ve Sayın Başbakana partisine her türlü kötülüğü yapmaktadırlar. Böyle bir tarih mevcuttur. Bu arada Türkiye çeşitli nedenlerle bu toplumsal gerilimin sonucu olarak cenazeler kalkmaktadır bu cenazelerinde Sayın Başbakan tarafından paylaştırıldığı görülmektedir. İstanbulda 15 yaşında gir genç öldü. Onun cenazesini sayın Başbakan sahiplenmedi. O 15 yaşında bir terörist cenazesi oldu terörist bir ailenin terörist bir oğlu olarak kabul etti.O gerilimin üzerine şimdi o cenazeyi sahiplenenlerin aynı gece her iki gencimizde ok meydanında oturuyor.O olaylar esnasında o dilin geçtirdiği sayın Başbakanın bu çocukta benim evladım dır  dese ok meydanında o elim hadiseler yaşanmayacak Giresunlu 22 yaşında Burak Can Karamanoğlu isimli bir gencimiz ölmeyecekti beklide şimdi o gece yeni askerden dönmüş gencimiz kurşunlandı öldü. Aynı gün Tunceli’de polis Ahmet isimli 30 yaşlarında bir polisimiz şehir oldu. Şimdi 3 cenaze kalktı.Biri Başbakanın terörist diye tanımladığı diğeri başbakanın sahiplendiği polis şehidimizi de sahiplenir diye bekledik.Fakat birden Manisa’dan kendisini Tunceli’ye bu paralel mesesinden dolayı sürgün edilmiş polis olduğu ortaya cıktı. Oda ortada kaldı. Bir ülkenin Başbakanın her ferdin başbakanıdır. Bir ülkenin Başbakanı Milli iradeyi temsil eder doğrudur milli irade her şeyin üstündedir doğrudur Ama Başbakanlara bu Milli iradenin temsilcisi Başbakanlara verilen yetkinin en önemli unsuru Milli iradenin sahiplerinin can güvenliğinin yönettiği ülkenin güvenliğini milli iradenin temsilcisi olan sizlerin refahını, huzurunu ve kardeşlik hukukunu korumaktır. Bu insanlar için Milli iradenin temsilcisi olan sonuçta hepimiz vekiliz asıl burada aslın ekonomik refahını da kardeşlik hukukunu da ve aynı zaman da huzurunu da korumaktır, kollamaktır ve tesis etmektir. Hukukun üstünlüğünü herkes için eşit şekilde uygulanmasını sağlamaktır.

Ok Meydanı meselesi o gece Burak Can isimli evladımız öldürüldükten sonra bir den bire sosyal medyada cep telefonlarını SMS’leri üzerinden bir ülkücüleri öldürdüler ülkücülerden 100 kişi yaralandı diye propaganda yapıldı. Aynı anda 1453  diye sayın Başbakanın bir spor kulübünü ele geçirilmesi için organize ettiği bir taraftar gurubu devreye girdi. O taraftar gurubu Bozkurt işaretini yaparak Berkin Elvan 15 yaşındaki gencin cenazesi den öfkeyle geri dönenlerle bir çatışma cıktı o anda sayın genel Başkanımız Devlet Bahçeli Berkin’de benim evladım Burakta benim evladım şehit Ahmet’te benim evladım diyen sözleri tutumu ve tavrı Türkiye’de bu gün bu toplantıyı belki yapamayacağımız o hadiseleri engelledi. Şimdi ülkenin Başbakanı nifak sokarken muhalefet Partisini lideri kardeşlik hukukunu huzurunu ekonomik refahın istikrarını sağlam için hem gençleri sokaktan uzak tutmaya çalışarak hem MHP mensuplarının hedefinin sandık olduğunu sandıkta verilecek kararın demokrasinin işlemesine büyük katkısı da bulunacağını söyleyen talimatlandıran, uyaran tavrı neticesinde biz bu gün bu toplantıyı beraberce gerçekleştirebiliyoruz.Diğer taraftan eğer dolar uçmadıysa Euro fırlamadıysa iyi kötü her şeye rağmen tekne,çark dönüyorsa bunu bu gün Türkiye MHP genel Başkanı Devlet Bahçeliye borçludur.

Ülkenin Başbakanın ülkeyi getirdiği yer yani seçim kazanmak için ille de Cumhurbaşkanı olmak için Türkiye’nin dilim, dilim bölünmesine insan bazında fert,fert bölünmesinde beyiz görmeyen imralıdaki caninin bebek katilinin kazanılmış belediyelerden ortadaki ses kayıtlarından bahsediyorum. 10 bin kadro istemezinden yola çıkarsak eğer 10 bin kadro neye tekabül ediyor düşünsün Alaplılı hemşerilerim 10 bin kadro kandildeki 10 bin kişiye tekabül ediyor. Bunlar yapılırken BDP’liler özerklik ilan edeceğiz 31 Marttan itibaren derken Urfa’yı, Mardin’i Muş’u bilhassa anlaşılıyor ki İmralıyla yapılan pazarlıkların müzakerelerin neticesinde BDP hediye edilmişken bu Cumhurbaşkanlığını alabilmek için her şey yapılırken demokrasi dışı her türlü tavra tevessül edilirken MHP genel Başkanın sağduyulu birleştirici kardeşlik hukukunu koruyan hepimiz uyaran en önemlisin yüzde 18 genç nüfus işsiz Türkiye de bu genç nüfusun umutsuzluğa kapılıp bir birini boğazına sarılmasını önüne gecen sağduyu tavrını aziz milletimizin değerlendireceğini düşünüyorum

mhp akşener

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz